+90 352 207 66 66 rektorl@erciyes.edu.tr

Hasırcılık

Türkler, ilk demirci kavim olarak tüm dünyaya bu madeni yayanveya tanıtan bir toplum olarak bilinmektedir.Dolayısıylademir,Türk mitolojik sisteminden(insanları ve ailelerini kötü ruhlardan, hastalıklardan koruma, doğa olaylarını kontrol ederek insanların huzurlu yaşamasını sağlama, Türk ailesinin  soyunun  devamını  sağlamaya  ve  evin  bereketinin  kaçmasını önlemeye  yönelik  işlevlere)yaşam  içerisindeki  uygulamalara(geçiş dönemleri, nazar uygulamaları vs.)kadar birçok alanda önemli bir unsur olarak karşımıza çıkmaktadır (Uğur-Çerikan, 2014:559). Türk kültüründe erken mitolojik dönemlerden kabul edilen “Avcı-Çoban Dönemi”, Cilâlı Taş Devri’nin sonlarına doğru başlayan hayvan evcilleştirilmeleri, hayvanların etinden,  sütünden,  derisinden,  kemiğinden  yararlanma  yollarının keşfedilmesi uzun bir zaman diliminde gerçekleşmiş olmalıdır. Aynı şekilde hayvanların  bakımı;  yük  taşımada,  binek  olarak  ve  hatta  çift  sürmede kullanılması yine bu süreçte öğrenilen ve geliştirilen teknikler arasındadır. Köpek,  koyun,  keçinin  ardındanatın  evcilleştirilmesi  yeni  oluşumu tamamlayarak ormandan bozkıra yönelişi başlatır. Bu süreci hızlandıran unsurların başında demir ile sembolize edilen madenlerin keşfi gelmektedir. Bu keşif sayesinde erkekler kadın hâkimiyetinin sembolü olan mağaralara bağımlı olmaktan da kurtulmuşlardır (Çobanoğlu, 2001: 22;75). Dolayısıyla demirin  ve  işlenmeye  başlamasının  hem  insanlık  hem  de  Türk  kültür tarihinde önemli bir yeri vardır.

Demirin  günlük  kullanıma  uygun  hale  getirilmesiişlenmesiyle başlamıştır. Tarım aletlerinin yanı sıra savaş aletleri için de kullanılmaya başlanması diğer madenlere göre demirin üstünlüğünü sağlamıştır (Eliade, 2013: 25-29). Bu durum demiri şekillendiren ve işleyen demircilerin de toplum içerisinde önemli bireyler haline gelmesine vesile olmuştur. Aynı şekilde Türk kültür belleğinin içerisinde demir ve demircilik ile alakalı unsurlar  çok  fazladır.  Bu  unsurları Mehmet Özdemir,Ergenekon’dan çıkıştan  başlayarak Divânû  Lugâti’t-Türk ve Dede  Korkut  destanlaşmış hikâyelerinden  örneklerle  gözler  önüne  sermektedir  (2019: 495;497). Göçerevliyaşantıda ziraat ve hayvancılıkta kullanılan demirindaha  sonra savaş aletleri, silah yapımında kullanılmasıuygarlık ve millet olma yolunda önemli biradım atılmasını beraberinde getirmiştir. Bu bellek Anadolu’ya da taşınmış birçok inanışta kendisini göstermiştir2.Türk kültür belleğinin sözlü ve yazılı dönemlerinden günümüze kadar önemini koruyarak gelen demir ve demircilik  mesleği günümüzde  ise  giderek  eski  önemini  yitirmeye başlamıştır. Bu konuda Develili demirci Ali Samira da el ile üretilen araç gereçlerin makine ile üretilmeye başlanmış olması dolayısıyla insan gücü ve usta sayısında azalma olduğunu belirtmiştir. Ali  Usta’ya göre,toplumun köyden  kente  göçü,  tarım  ve  hayvancılığın  azalması,  teknolojinin fazlalaşması da bu mesleği olumsuz etkilemiştir.

Develi’de  yaşamını  devam  ettirmekte  olan ve mesleğinin  son temsilcilerinden  olan demirci  Ali Samira ile kardeşiİsmail  Samira,  bu mesleği babalarından öğrendiklerini, babalarının da Ermeni Arsin adlı bir ustadan öğrendiğini ifade etmişlerdir. Kendisininyetiştirdiği on iki çırağı olmasına rağmen hiçbiri şu anda demircilik mesleğini icra etmemektedir. Ocakta sıcak dövme usulü demircilik yaptığını belirten AliSamira, eski araba parçalarını şekillendirerek traktör bıçağı, balta, kazma, dahra, satır, orak, kaz ayağı gibi ürünler de elde etmektedir. Önceden ocakta döverek yaptığı ürünleri  artık  teknolojik  aletlerin  yardımıyla  yapmaya  devam  ettiğini söyleyen AliSamira, önceden demirci ustalarının günde ortalama yirmi orak yapabilirken  şu  anki  teknolojik  aletler  sayesinde  iki  yüz  civarı  orak yapılabilmekte olduğu gerçeğini de ifade etmiştir. Demircilik mesleğinin yanı  sıra  nalbantlık  da  yapan  usta,  babadan  kalma  büyük  mıhları kullanmadığını, bu mıhların ağır olduğunu, nalda kullanılan eski mıhların da yerini artık fabrika mıhına bıraktığını söylemektedir. Demircilik mesleğinin Develi’deki son ustalarından olan Ali Samira, söz konusu ürünlerinyeni formlarda  veya  yeni  alanlarda  kullanılmak  üzere  şekillendirilmesi gerektiğini  yoksa  mesleğin  biteceğini  söyleyerekdemircilik  mesleğinin günümüzde can çekişmeye başlayan ve ilerleyen süreçte muhtemelen yok olacak mesleklerden biri olduğunu söylemiştir.


Kaynak: https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/1145557